Bozcaada Kalesi

Tahmini okuma süresi: 3 dakika

Hazırlayan:  Muhammet Ali HOROZ

Bozcaada Kalesi, Bozcaada’nın kuzeydoğu burnunda kurulmuştur. Böylece kaleden, Geyikli ile arasında kalan deniz yolunun gözetlenme imkânı doğmuştur. O halde Bozcaada, Çanakkale boğazı ve dolayısıyla İstanbul’un güvnliği açısından da önemli bir mevki konumundadır.

Bozcaada Kalesi’nin ilk olarak hangi tarihte ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Ancak Truva Kralı Priamos tarafından yaptırıldığı düşünülebilir1.

Bozcaada’da Bizans, Venedik ve Osmanlı hâkimiyetleri yaşanmış ve ada bir müddet Ruslar ile İngilizlerin tehdidine maruz kalmıştı. Venedik hâkimiyetindeyken kalenin, Ceneviz-Venedik ilişkilerinde anlaşmazlığa sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. 8 Ağustos 1381 tarihinde yapılan antlaşma ile kale tahrip edilerek adanın tarafsız bir bölge haline getirilmesi sağlandı2.

Bozcaada Kalesinin Osmanlılar tarafından ele geçirilişi, Osmanlıların durmaksızın fetih faaliyetlerine giriştiği Fatih Sultan Mehmed zamanına rastlamaktadır. Fetihten daha sonraki süreçte 1478-1479 yıllarında harap halde bulunan kale yeniden inşa edilmeye başlandı3.

Evliya Çelebi’de meşhur seyahatnamesinde Bozcaada Kalesi’nden bahsetmiştir. Buna göre 1646 yılında Girit Seferine katılan Evliya Çelebi, sefer yolundayken Bozcaada’ya uğradıklarından bahseder. Kalelerin bakımıyla, cephanesiyle ilgilenildiğini aktardıktan sonra, kalede bin kişinin muhafazaya bırakıldığını anlatmıştır4.

1656’da Venedikliler, Bozcaada’yı Osmanlılardan ele geçirdiler. Ancak kısa bir süre sonra 1657’de Köprülü Mehmed Paşa, Bozcaada Kalesi’ni tekrar Osmanlı topraklarına kattı ve ada içinde adıyla anılan camiiyi yaptırdı5.

Bundan başka Osmanlı sadrazamlarından olan Halil Hamid Paşa Bozcaada’da kısa süreli iskâna mecbur tutulduğu halde 1785’te idam edilmiştir6. Halil Hamid Paşa’nın vücudu bugün ada içindeki camiilerden biri olan Alaybey Camii haziresinde, gövdesinden ayrılan başı ise Karacaahmet mezarlığındadır.

1Ruy Gonzales de Clavijo, Anadolu, Orta Asya ve Timur, Terc. Ömer Rıza Doğrul, Ses Yayınları, İstanbul 1993,
s. 33.
2 Ersin Gülsoy, “1656 Yılı Venedik Zaptından Önce ve Sonra Bozcaada” , Türklük Araştırmaları Dergisi, (20),
İstanbul 2008, s. 210.
3 Cengiz Orhonlu, “Bozcaada”, TDVİA, C. 6, İSAM Yayınları, İstanbul 1992, s. 318.
4Evliya Çelebi, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, C. 2 K. 1, Haz. Yücel Dağlı ve Seyit Ali Kahraman, Yapı Kredi
Yayınları, İstanbul 2008, s.183-184.
5 Orhonlu, “Bozcaada”, s. 318.
6İsmail Hakkı Uzunçarşılı, “Sadrâzam Halil Hamid Paşa”, Türkiyat Mecmuası, C. V, İstanbul 1935, s. 242-244.

1807 yılında Ruslar ve İngilizlerin Bozcaada önlerine gelmesi ve yapılan mücadele sonucunda Bozcaada’nın tahkim edilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır7.

Bundan sonraki süreçte, II. Mahmud devrinde Bozcaada kalesi büyük ölçüde onarıldı. Bu onarım 1815-1816 yılına rastlamaktadır. II. Mahmud’un bu onarımını yaptırdığını anlatan kitabe kale giriş kapısının üzerinde bulunmaktadır. Bu kitabede;

Yapdı bu kal’e-i mansureyi Sultan Mahmud

Hak te’ala ide a’dasını (düşmanlarını) her dem makhur

Aynıya düşdü dedim mısra’ tarihi metin

Oldı Bozcaada’nın kal’a ve şehri ma’mur

(1231)

Kale ile ilgili özelliklere baktığımızda; Bozcaada Kalesi kara ile bağlantılı olan bölgesinden 10 metre genişliğinde, 250 metre uzunluğunda bir hendek ile ayrılmıştır8. Naima, Aziz Efendi tarihinden nakille Bozcaada’da Venedik hâkimiyetinde kalenin etrafına hendek kazıldığından bahseder ve eğer Venediklilerin tahkimatları tamamen bitirebilselerdi bin kadırgayla bile alınamayacağını belirtir9.

Kalenin böylece kara ile bağlantısı sadece kale giriş kapısına uzanan asma bir köprü ile sağlanıyor ve düşmana karşı daha korunaklı hale gelmiş oluyordu. Kale ayrıca adanın kuzeydoğu ucunda yer alarak hali hazırda büyük bir kısmı denizle çevrili bir kısmı kara ile çevrili haldeydi. Bu kara ile çevrili kısmı da içi su dolu olan hendekle çevrilmişti. Ayrıca kale, iç kale ve dış kale olarak iki kısma ayrılabilir. Dış kale ile iç kale arasında bugün büyük boşluklar bulunmaktadır. Bir zamanlar bu büyük alanların bir kısmında kale içi yapıların bulunduğu anlaşılmaktadır.

Dış kale içerisinde cephanelik, kuyu, çeşme, tabya yeri, talim ve tören alanları bulunmaktaydı10. Bugün bu yapılardan geriye temel taşlarından başka fazla bir şey kalmamıştır.

İç kale ise birçok burçtan ve gözetleme yerlerinden oluşmaktadır. İç Kale’deki toplam burç sayısı 8’dir bunlardan biri baş burçtur. Baş burcun sol tarafında 3’ü daha küçük biri daha büyük olmak üzere 4 burç, sağ tarafında ise 2’si daha küçük biri daha büyük olmak üzere 3 burç vardır. İç Kale’de revir, camii, zindan ve kalebend, kışla, levazımlık gibi yapılar bulunmaktaydı. Ayrıca iç kalede bugün bazı eserler sergilenmektedir. Gayrimüslim kişilere ait mezar taşları, kalede kullanılan bazı araç gereçler, tabya kitabesi gibi eserler bunlardan bazılarıdır. Bu mezar taşlarının üzerinde ilgi çekici denizci motifleri de bulunmaktadır. Yine iç kale de antik zamanlardan kaldığı düşünülen bazı kalıntılar sergilenmektedir. İç kalenin bulunduğu hakim tepede Hüdavendigar Camii’den kalıntılar bulunmaktadır. Günümüze bu camiiden geriye, temeli ve minaresinin alt kısmı kalmıştır.

7 Orhonlu, “Bozcaada”, s. 318.
8 http://www.bozcaada.gov.tr/bozcaada-kalesi, 19.11.2019, 08:54.
9Mustafa Naima, Naima Tarihi: Ravzatü’l-Hüseyn fi Hülasati ahbari’l-hafikeyn, C. 6, Matbaa-i Amire, İstanbul
1280, s. 280.
10Hüseyin Durmuş, Bozcaada’nın Sosyo-Ekonomik Yapısı ve Kültürü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, T.C. Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eskişehir 2006, s. 135.

FOTOĞRAFLAR

 

KAYNAKÇA

İnternet Kaynakları

http://www.bozcaada.gov.tr/bozcaada-kalesi, 19.11.2019, 08:54.

Kitaplar ve İnceleme-Araştırma Çalışmaları

CLAVIJO, Ruy Gonzales De, Anadolu, Orta Asya ve Timur, Terc. Ömer Rıza Doğrul, Ses Yayınları, İstanbul 1993.

DURMUŞ, Hüseyin, Bozcaada’nın Sosyo-Ekonomik Yapısı ve Kültürü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, T.C. Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eskişehir 2006.

EVLİYÂ ÇELEBİ b. DERVİŞ MUHAMMED ZILLÎ, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, C. 2, K.1, Haz. Yücel Dağlı ve Seyit Ali Kahraman, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2008.

GÜLSOY, Ersin, “1656 Yılı Venedik Zaptından Önce ve Sonra Bozcaada”, Türklük Araştırmaları Dergisi, (20), İstanbul 2008, ss. 209-222.

MUSTAFA NAİMA EFENDİ, Naima Tarihi: Rqavzatü’l-Hüseyn fi Hülasati ahbari!l-hafikeyn, C. 6, Matbaa-i Amire, İstanbul 1280.

ORHONLU, Cengiz, “Bozcaada”, TDVİA, C. 6, İSAM Yayınları, İstanbul 1992, ss. 317-319.

UZUNÇARŞILI, İsmail Hakkı, “Sadrâzam Halil Hamid Paşa”, Türkiyat Mecmuası, C. V, İstanbul 1935, ss. 213-263.

 

Bu Yazı Yardımcı Oldu mu?
Beğenme 1
Görüntülenme: 136
TOP