Marius Reformları ile Değişen Roma Ordusu

     Gaius Marius’un ilk konsüllüğü esnasında Kuzey Afrika’da Jugurtha Savaşı komutasını alması, Roma ordusunu baştan sona değiştiren yenilikler silsilesini beraberinde getirdi. Marius, Roma piyadesinin mülk sahibi olması koşulunu göz ardı etti ve lejyoneri devlet parası ile donattı. Vatandaş olmayanları askere aldı, senatodan askerlerin teçhizatlarının sağlanması koşulunu geçirdi. Daha önce silah ve zırh gibi ekipmanlar çiftçi askerde aile yadigarı ve imkanları ile sağlanıyordu. Süresiz hizmet yerine 16 yıllık bir askerlik hizmeti getirdi.

     Bu çok daha büyük ve kullanılmaya hazır asker havuzu hem geçimi hem de emekliliği için özellikle devlete güvenen bir ordu sağladı. Sonuç olarak profesyonel lejyonerlik- zorlu ve sürekli bir iş görülmedi, hatta benimsendi ki varlıksız kişilere mülk edinme ve kariyer şansı sağladı. Vegetius, askere alınanların artık keskin gözlere, dik bir başa, geniş göğüs ve kaslı omuzlara değil sert baldırlara gereksinimi olduğunu söyler. Marius, teçhizatın ve ihtiyacın katırlar yoluyla değil doğrudan lejyoner tarafından taşıması zorunluluğunu getirdi. Kendi teçhizatı ve silahını taşıyan lejyonere artık “Marius’un katırları” ismi verilmeye başlandı. Marius 6 senedir bitirilemeyen Jugurtha Savaşını, kısa sürede Afrikadaki muharebeleri kazanıp ve Jugurthayi zincirleyip 106 senesinde bitirmeyi başardı ve popülaritesini arttırdı. Marius bir taraftan Jugurtha Savaşı ile meşgul iken Romanın kuzeyinde farklı gelişmeler yaşanıyordu. Danimarka’dan inen savaşçı viking-cermen kavimleri çok büyük kitleler halinde güneye doğru göçe başladılar. Cimbri, Teuton ve Ambrones kavimleri inanılmaz gruplar halinde geliyordu. İlk karşılaşma Noreia’da yaşandı. Carbo komutasındaki Roma ordusu büyük yığın halindeki savaşçı kitle karşısında  MÖ 112 yılında bozguna uğradı. Fakat bu henüz kıyımın başlangıcıydı. İstilacı kavimler Fransa istikametinde ilerleyip Keltlerden destek gördüler.  MÖ 107 yılında Divico liderliğindeki Kelt Tiguruni-Helvetiler Roma birliklerine saldırdı, 10 bin kişilik Roma ordusu bozguna uğratıldı komutanları öldürüldü. Fakat asıl facia MÖ 105 yılında Arausio’da oldu.Aynı Cannae’deki gibi 2 konsül Caepio ve Mallius’un anlaşmazlığı facia getirdi. Arausio’da 80 bin Roma askeri katledildi. Çok azı kaçabildi (Bunlardan birisi geleceğin isyancı generali olacak Sertorius idi) Roma’nın tüm kuzey lejyonları neredeyse imha olmuş vaziyette, savunma hattı çökmüş ve Roma istilaya açık hale gelmişti.

    Ülkeyi kurtarması için tek çare olarak görülen Marius yeni askerî tehditlere karşı koymak için bir dizi lojistik ve taktik iyileştirme başlattı. 160 kişiden oluşan manipulus,  480 askerlik cohort, on cohorttan oluşan 4800 askerlik lejyon temel taktik birimini yetkinleştirdi.

    Marius’un iyileştirmelerinden sonra bir cohort, yalnızca askere almak ve kayıt tutmak için bir bölüm değil, kendi başına bir lejyon, gerçek bir savaşcı düzen konumuna geldi. Cohortlar ile lejyon taktiksel anlamda güçlenmiş ve esneklik kazanmıştı. Komutanlar cohortları kendi başlarına aşamalı saldırıya ilerleyebilecekleri kanatlara ve arkalara yönelterek saldırıda değişiklik yapabilirdi. Lejyon komutanları bu tür bağımsız hareket eden birliklerin yalnız kalmayacağına ve bir darbede yenilmeyeceğine daha çok güvenebilirdi. Daha da önemlisi Marius, velites adı verilen yoksullardan oluşan hafif piyadelere de standart teçhizat verdirmiş ve bunları lejyonun resmi aracı yapmıştı. 4800 lejyonerin yanında 1200 kadar da bunlardan olup Lejyon 6000 sayısına yaklaşırdı.

     Gaius Marius’un en büyük reformları taktik düzen yanında silahlarda standartlaşma oldu. Daha önce lejyon askerlerinde silah standardı yok iken Marius her lejyoneri standart kısa kılıç Gladius ve özel bir mızrak olan Pilum ile donattı. Kısa kılıç kullanımı ile beraber mükemmel bir birliktelik yakalayacak şekilde lejyoner de standart olarak boylu boyunca dikdörtgen şeklinde Scutum kalkan ile donatıldı. Bu ikili lejyoneri yakın dövüşte güçlü kılan özelliklerden birisi oldu. Ayrıca Marius, piluma güncelleme getirdi. Demir başı sapla birleştiren perçin çivilerden birisini tahta çivi ile değiştirdi. Böylece atılan pilum saplanınca kırılıyordu. Saplanıp kırılan pilumu düşman kullanamadığı gibi kalkanına girince çıkaramayıp kalkanı da etkisizleştirmiş oluyordu.

     Ms 1. Yy tarihçisi Valerius Maximus, Marius’u över: “Ondan önce hiç bir komutan bunu yapmamıştı, Gaius Aurelius, Scaurus’un usta gladyatörlerini çağırdı, lejyonlarımıza saldırıyı savuşturmanın ve düşmana darbe vurmanın daha doğru yollarını gösterdi.” Marius, askerlerin takım halinde çalışması kadar bireysel saldır-savun tarzda gladyatör tipi dövüş eğitiminde ısrarcı oldu ve bunun için anlatılana-aktarılana göre usta gladyatörleri asker eğitmeni olarak kullandı. Marius, Roma ordusunun tüm dönüşümünü simgeleyen bir hareketle eski lejyon simgelerini kaldırdı (kurt, at, yabandomuzu, insan-boga canavar). Paralı askerliği simgeleyen savaşcı Aquila (kartal) lejyon simgesi olarak tek biçim halinde yerini aldı.

    Marius’un bu yeni ordusu; Teutonları, Aqua Sextia ve Cimbrileri, Vercellae Muharebelerinde  yenerek kendini kanıtladığı gibi Roma’yı da kurtarmayı başarmıştır.

Marius’un kurduğu ordunun lejyon askerinin görüntüsü bu şekilde olmalıdır.

 

Marius’un oluşturduğu tipik lejyon formasyonu gelecek yüzyıllarda imparatorluk ordusunun da temelini uzunca bir süre oluşturmuştur.

 

Kaynaklar İçin Şunlara Bakılabilir:

Geoffrey Parker – Cambridge Savaş Tarihi

Adrian Goldsworthy – The Complete Roman Army

Daniel Peterson – The Roman Legions

Plutarkhos – Marius biografisi

 

Yazan:  Eray ÖZGÜR